umay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
umay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
''
sol elimle sol elimi okşuyorum. pencereler açık..
etimin altında bir kurt var sanki.., sanki çilek tarlalarında oradan oraya kaçıyorum..
sanki sol elimden kaçıyorum.. uçurumdan kayıp kayıp düşemiyorum..
sonra her şey tersine dönüyor; bir dağ aslanı oluyorum. herkesi korkutuyorum.
duvarlara fırlıyorum, kilden tanrılarla oynuyorum.
sonra babam alıyor beni; elini etimin altına sokup kurdu boğuyor.
mandalina yemek istediğimi söylüyorum... bir çığlık daha istiyorum.
baba...

yıkılmayacak kadar yalnızım.
aşkın karşısında ölüp ölüp dirilen acılar için söz veriyorum,
sana henüz ölmedim, yaşıyorum numarası yapabilen herkes için söz veriyorum baba..;
boşuna tinerlemedim sokakları, boşuna durup durup kusmadım,
boşu boşuna küfretmedim orospu olan hayata.., boşuna ezberlemedim bu kurum tutmuş tarihi.. sen hiiiç duymuyorsun diye baba, okaliptüslerin altında ne çok çiğ birikti diye..
sil ellerim, sil seni.
''


umay
''
seni öyle özledim ki, utanıyorum...

insan bir pinpon topuna, bir parça jelatine, taş zemini örten kilime,
vaatlere, yalanlara, iç çekişlerine inanabilir.
ve bir insan bütün bunlar için, belki sadece biri için ölebilir....
kabul etmiyorum.. orada oluşunun hiçbir mantıklı sebebi yok.

''



umay
''
gri geriliyor gökyüzüne
utancım geriliyor
boynumdaki kolye camdan kelebeklerini düşürüyor
uzaklardan yüzümüzü sökecek kadar güçlü bir hortum geliyor
o bile düşüremeyecek arsızlığı
öyle boka battık öyle güçlendik ki
bir kez daha yüzsüz kalacağımız kışa hazırız
bu kaçıncı ve son değil ki
ama ne
...
''



umay

'bigün yolda yürüyodum
bi şarkı duydum, kalbim acıdı

bu kadar.. '